64693,abide7jpg

Gelibolu Yarımadasında Çocuklarınızla Tarihe Tanıklık Edin

Şair, “Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir” demişti Gelibolu için. Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı yarımada olan Gelibolu, her bir köşesinde açan kan çiçekleri ile yüz yıl öncesine bir ağıt yakıyor gibi. Her milletin tarihinde kahramanlığın, vatan sevgisinin yattığı ve abide gibi geçmişten geleceğe uzandığı yerler vardır, Gelibolu Yarımadası da ülkemizin abidesidir.

Deniz savaşlarının 18 Mart’ta sona ermesi ile, hıncını alamamış ve istediğini elde edememiş itilaf devletleri, karadan gidip payitahta ulaşmak istemişler ve Hindistan’dan tutun, Yeni Zelanda’ya kadar dünyanın dört bir yanından getirdikleri askerlerle karaya çıkmışlardı. Karşılarında son demlerini yaşayan bir imparatorluğun zayıf ordusu duruyordu. Çatışmalar günler sürdü, Anadolu coğrafyası tarihinin en büyük kaybını yaşadı ama o kayıplar koskoca bir vatan toprağının tapu senedi oldu. Çanakkale, bu ülkenin bu topraklarda yaşayan insanlara ait olduğunun kanıtıydı. Gelibolu da bu kanıtın kan renkli imzasıydı haliyle.

Gelibolu, yüzyıllar boyunca belki de bir tarihi anıt olarak duracak. Her bir karışındaki şehit kanıyla, serpiştirilen şehitlikleriyle, tarihe tanıklık eden savaş ortamıyla, abideleriyle, hala topraktan fışkıran birbirine geçmiş mermileri, şarapnel parçalarıyla, bir ağacın altında gün yüzüne çıkmış bir kemik parçasıyla mahzun bir abide şeklinde… Giden herkesin, bir şekilde bir kahramanlık hikayesi dinlediği, şehitliklere bir gül demeti bıraktığı, Conkbayırı’nda siperlere girip o günleri yaşadığı, abidede İstiklal Marşı okuduğu bu topraklar, ülkenin dört bir yanında insanların akınına uğruyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında turların düzenlendiği ve insanların heyecanla gidip ziyaret ettikleri Gelibolu Yarımadası, tarihi bir ibret vesikası olarak insanımıza bir şeyler anlatmaya gelecekte de devam edecek gibi görünüyor.

Gelibolu Yarımadası’nda gidip görülmesi gereken birçok şehitlik ve abide bulunuyor. Eceabat’tan başlanması gereken yolculukta ilk gidilecek yer Seyit Onbaşı anıtı. Koskoca amiral gemisini, sırtında taşıdığı 3-4 insan ağırlığındaki top mermisi ile boğazın sularına gömen kahraman Seyit Onbaşı’yı ziyaret ettikten sonra birçok şehitlik ve abideyi ziyaret edebilirsiniz. Bir asker heykeli olarak düşünülmüş ama yarım kalmış abide, Conkbayırı, 57. Alay, Anzak anıtı, Sargıyeri Şehitliği gibi birçok mekan ziyaret edilip o günleri hissedebilirsiniz. Yanınızda bir rehberin bulunmasını da özellikle tavsiye ederiz zira rehber size daha detaylı bilgiyi aktaracaktır.

Çocukların, tarihlerini bilmeleri, geçmişlerini hissetmeleri ve vatanları için ne yapmaları gerektiklerini anlayabilecekleri, bu tip bir hadisenin tekrar cereyan etmemesi için nasıl çalışacaklarını ve ilerleme kaydedeceklerini keşfedebilecekleri bu tarihi mekanı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Her çocuğun mutlaka bir kere görmesi gereken Gelibolu Yarımadası geleceğe sağlam adımlar atmamız için çok iyi bir tarihi vesikadır.