mutsuz_cocuk_01

OYUNSUZ ÇOCUK= MUTSUZ ÇOCUK

Uzmanlar, ebeveynleri tarafından,  sadece sınava ve başarıya odaklanan çocukların, oyun ihtiyaçları karşılanmadığı için kaygılı ve mutsuz olduğunu belirtiyor. Bu konuda, büyüklere, “Çocuklar, oyun ihtiyacını karşılamadığımız zaman, içe kapanık, yalnız, paylaşmayı bilmeyen, bireyci düşünen bir gençlik olarak karşımıza çıkacak” uyarısında bulunuyor.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Asude Başal, bir örnekle şöyle belirtti; okulda zil çalınca çocuklar kapıdan fırlarlar, bahçe duvarına kadar koşarlar. Sınıfta 40-50 dakika boyunca hareketsiz kalarak biriken enerjilerini dışarı atmak zorundalar. Dolayısıyla çocuğun aslında fiziksel olarak rahatlamasına, onun motor gelişimine büyük katkısı var. Eğer biz bunlara izin vermezsek, çocuk daha içe dönük olabilir. Bunun sonucunda daha hareketsiz, hayattan zevk almayan, uğraşmaktan pek hoşlanmayan hatta bir kişilik özelliği olarak daha alıngan çocukların yetişmesine neden oluyoruz.”

Oyunlarda her bölüme uygun çocuk konularak bir işbirliği yapıldığını ve ortaya bir olgu çıkarıldığını, böylece çocukta geleceğe yönelik işbirliği yapma, yardımlaşma, paylaşma ve bir arada üretme gibi sosyal davranışların geliştiğini kaydetti.

Oyun oynarken çocukların dil gelişimlerinin arttığını ve sözcük dağarcıklarının zenginleştiğini vurgulayan Başal, “Çünkü oyun esnasında arkadaşlarıyla iletişim kurmak zorunda kalacak. Dolayısıyla onların başkaları ile sağlıklı iletişim kurmalarında yeni edindikleri sözcükler ve kavramlar artacak. Biliyoruz ki dil gelişimi de aslında zihinsel gelişiminin en önemli ögelerinden biridir. Dolayısıyla oyunda zeka gelişimine katkıda bulunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.