Dijital Eğitim

Eğitimde Teknoloji Artık Vazgeçilmez

Ekranla Temas Bebek İşi

Baba Ayfon’u alabilir miyim?

Anne, Aypedi verebilir misin? Bir şeye bakcaaam!

Çocuğunuzun televizyon ekranını tıpkı bir iOS cihazıymış gibi parmağıyla değiştirmeye çalışması artık birçoğumuza yabancı gelmeyen süreçler.

Yalnız tüm sürece sadece çocuk tarafından bakmayalım.

Aç ağzını aç aç aç, bak mama geliyor mama!” derken mama sandalyesinin üzerine akıllı telefonlarımızı, tabletlerimizi çocuklamızın önlerine koyanlarda bizleriz.

Video İzletme İle Başlayan Süreç

Genelde etrafımızda gözlemlediğimiz büyük çoğunluk,  çocuklarının dikkatini kendi istediği şekilde bir yere toplamanın peşinde. Bu yüzden henüz ilk yaşlarında çocuklarımıza hareket eden renkli cisimlerle müzik dinletmenin peşindeyiz. Bu da bir ortam olarak çoğunlukla Youtube videoları oluyor.

Çocuklarımız biraz daha büyüyüp belirli bir yaşa geldiklerinde ise uygulamaları keşfediyor, hatta belki uygulama dükkanlarına girip ikonlarını beğendikleri uygulamaları bizden indirmenizi istiyor.

Bizse tamamen yabancı olduğumuz bu dünyada onların istedikleri oyunları sorgusuz ve sualsiz cihazlarımıza indiriyoruz. Ancak bunu içlerinde onların gelişimlerini hızlandıracak, onları eğitecek, yabancı dil öğretecek, öğrenmeye çalıştığı kavramlar hakkındaki argümanları kuvvetlendirecek uygulamaları araştırıp yapmıyoruz. Tamamen bilinçsizce ve rasgele bir süreç içerisinde gerçekleştiriyoruz.

“Akıllı”

Oysa ki elimizde tuttuğumuz cihazlara verilen ilk isim “Akıllı” yani bu cihazlara öylesine söylenmiş bir şey değil. Bu cihazlar interaktif, 1980’li yılların uzay mekiğinde bulunan teknolojiden kat be kat üstün cihazlar. İçerisindeki uygulamalar sürekli geliştiriliyor, güncelleniyor. Bu teknolojilere yatırımlar yapılıyor, eğitmenler ve danışmanlar eşliğinde son derece kaliteli prodüksiyonlara imza atılıyor. Yani uygulama dükkanlarında çocuklarımız için hazineler yatıyor.

Uygulama Dükkanları Büyüklerin İşi

Çocuklarımıza gelişimlerine ve eğitimlerine katkı sağlayacak, pedagoglar tarafından onaylanmış ve hatta birçoğu bizzat pedagogların danışmanlığında geliştirilmiş yüzlerce, hatta binlerce oyun olduğunu biliyor muyuz?

Yoksa hala 3 yaşındaki bir insan yavrusu beyninin renklere ve şekillere göre karar vererek indirdiği ve bizim de sadece “bizi rahatsız etmesin de indirelim gitsin bari” isimli süreci yaşamaya devam mı ediyoruz?

Bu konuda ne kadar bilinçliyiz?

Elimizdeki akıllı cihazları ziyan etmeyelim.

Bilinçlenelim…